İş Kanunu’nun 26. maddesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih hakkının kullanılmasını süreye bağlamıştır. İşveren, bu hâllere dayanarak iş sözleşmesini feshedecekse, fiili öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır.
Bir yıllık süre, işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde uygulanmaz.
Sürenin hukuki niteliği
Altı iş günlük süre hak düşürücü süredir. Süre geçtikten sonra yapılan fesih, dayanılan olgu gerçekte haklı neden oluştursa bile haklı fesih sayılmaz. Bunun pratik sonucu ağırdır: fesih haksız hâle gelir, kıdem ve ihbar tazminatı doğar; iş güvencesi kapsamındaki bir işçi bakımından işe iade davasının kazanılma ihtimali belirgin biçimde artar.
Sürenin başlangıcı: kim öğrenmiş sayılır?
Süre, fiilin gerçekleştiği tarihten değil, fesih yetkisine sahip makamın öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bir ustabaşının veya birim yöneticisinin olaydan haberdar olması tek başına süreyi başlatmaz; belirleyici olan, fesih kararını verme yetkisi bulunan organın veya kişinin bilgi sahibi olmasıdır.
Bu nedenle şirket içinde fesih yetkisinin kimde olduğunun yazılı olarak belirlenmiş olması, hem sürenin hesabında hem de uyuşmazlık hâlinde ispatta belirleyici olur. Yetki karmaşası bulunan yapılarda, olayın çok daha erken öğrenildiği ileri sürülebilir.
Soruşturma yapılması süreyi ne zaman durdurur?
Olayın niteliği araştırma gerektiriyorsa, sürenin işlemeye başlaması için maddi olayın yeterli açıklıkta ortaya konmuş olması gerekir. Bir başka deyişle, salt şüphe süreyi başlatmaz; ancak soruşturma da süresiz olarak uzatılamaz. Uygulamada güvenli yol, soruşturmayı gecikmeksizin başlatmak, tutanakla belgelemek ve sonuçlandığı gün süreyi başlatmaktır.
Süreklilik gösteren davranışlarda (örneğin devam eden devamsızlık) sürenin son fiil esas alınarak hesaplanması gerekir.
“İş günü” nasıl hesaplanır?
Süre takvim günü değil iş günü üzerinden hesaplanır. Hesapta işyerinde çalışılan günler esas alınır; hafta tatili ve genel tatil günleri sayıma dâhil edilmez. Öğrenmenin gerçekleştiği gün süreye dâhil değildir; süre ertesi iş günü başlar.
Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler
- Fesih yetkisinin kimde olduğu yazılı olarak belirlenmelidir.
- Olayın öğrenildiği tarih tutanakla tespit edilmelidir; sonradan ispatı güçtür.
- İşçinin savunmasının alınması, sürenin işlemesini durdurmaz. Savunma süreci de altı iş günü içinde tamamlanmalıdır.
- Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve fesih sebebi açık, kesin ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmelidir. Bildirimde yazılmayan bir sebebe sonradan dayanılamaz.
- Süre kaçırılmışsa, aynı olguya dayanarak geçerli nedenle fesih yolunun değerlendirilmesi gerekir; bu yol ayrı koşullara ve sonuçlara tabidir.
Av. Aslıhan ULUCAN · 14 Temmuz 2026