Bankacılık ve Finans Hukuku
Kredi ve teminat yapıları, sorunlu alacak yönetimi, finansal kuruluşların mevzuat uyumu.
Bankacılık ve finans hukuku alanındaki çalışmalarımız; kredi sözleşmelerinin hazırlanması ve teminat yapılarının kurgulanmasından sorunlu alacak yönetimine, finansal kuruluşların mevzuat uyumundan teminatların paraya çevrilmesi süreçlerine kadar uzanmaktadır.
Banka ve finansal kuruluşlara, ayrıca kredi kullanan müvekkillerimize danışmanlık hizmeti sunmakta; Eskişehir ve çevre illerdeki teminat tesisi ile alacak takibi süreçlerinde müvekkillerimizi temsil etmekteyiz.
Teminatlı kredi ilişkilerinde tartışma çoğunlukla teminatın kurulma biçiminden doğmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi kefalet sözleşmesinin geçerliliğini yazılı şekle ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet iradesinin kefilin el yazısıyla belirtilmesine bağlamakta; 584. madde ise eşin yazılı rızasını aramaktadır. Bu unsurlardaki eksiklik, teminatın tamamının geçersizliği sonucunu doğurabilmektedir.
Çalışma, kredi ve teminat belgelerinin birlikte incelenmesiyle başlamaktadır; ipotek tapu müdürlükleri nezdinde, ticari işletme rehni ve diğer taşınır rehinleri ise 6750 sayılı Kanun kapsamındaki Rehinli Taşınır Sicili nezdinde tesis edilmektedir. Temerrüt hâlinde İcra ve İflas Kanunu’nun 149. maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmakta, takip ve satış aşamaları Eskişehir icra daireleri nezdinde izlenmektedir.
Çalışma konuları
Kredi ve teminat
- Kredi sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi
- Teminat yapılarının kurgulanması: ipotek, taşınır rehni, ticari işletme rehni, alacak temliki, kefalet ve garanti
- Teminat mektuplarına ilişkin uyuşmazlıklar
- Teminatların tesisi, terkini ve paraya çevrilmesi süreçleri
Sorunlu alacak yönetimi
- Sorunlu kredi portföylerinin hukuki değerlendirmesi
- Yeniden yapılandırma ve protokol müzakereleri
- Varlık yönetim şirketlerine devir işlemlerinin hukuki boyutu
- Toplu takip süreçlerinin yürütülmesi
Mevzuat ve uyum
- Bankacılık mevzuatından doğan yükümlülüklerin değerlendirilmesi
- Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine ilişkin mevzuat çalışmaları
- Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi mevzuatı kapsamında uyum çalışmaları
- Kambiyo mevzuatı uygulamaları
- Tüketici kredilerine ilişkin uyuşmazlıklar
Bu alanda çalışan avukatlar
Onurcan KOÇOĞLU
Avukat
Ticaret ve Şirketler Hukuku · Bankacılık ve Finans Hukuku
onurcankocoglu@srnhukuk.comSık sorulan sorular
Kefalet sözleşmesinin geçerliliği hangi şekil şartlarına bağlıdır?
Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmamaktadır. Sözleşmede kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet iradesi kefilin el yazısıyla belirtilmektedir. 584. madde uyarınca evli kefiller bakımından eşin yazılı rızası, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında alınmaktadır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçluya tanınan süre nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 149. maddesi uyarınca ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi hâlinde icra dairesi icra emri göndermekte ve borcun otuz gün içinde ödenmesini ihtar etmektedir. İpotek bu nitelikte değilse 149/b maddesi uyarınca ödeme emri gönderilmekte, otuz günlük ödeme ve yedi günlük itiraz süresi işlemektedir. Eskişehir’deki taşınmazlar üzerindeki ipoteklerde takip Eskişehir icra dairelerinde başlatılmaktadır.
Tüketici kredisi sözleşmesinde cayma hakkı hangi sürede kullanılmaktadır?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 24. maddesi uyarınca tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayabilmektedir. Cayma bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile kredi verene yöneltilmesi aranmaktadır. Bu hüküm konut finansmanı sözleşmeleri bakımından uygulanmamaktadır.
Tüketici kredisinde muacceliyet hangi koşullarla ileri sürülebilmektedir?
6502 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca kredi verenin kalan borcun tamamını talep edebilmesi, sözleşmede bu hakkın saklı tutulmuş olmasına ve kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olmasına bağlıdır. Ayrıca tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve kredi verenin en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması aranmaktadır. Uyuşmazlık dava konusu olduğunda, tüketici işlemlerine ilişkin davalar Eskişehir’de tüketici mahkemesinde görülmektedir.
Bankaların kullandırabileceği kredi bakımından bir sınır bulunmakta mıdır?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca bir bankanın bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırabileceği kredilerin toplamı, öz kaynaklarının yüzde yirmi beşini aşamamaktadır. Risk grubu kavramı aynı Kanunun 49. maddesinde tanımlanmaktadır. Sınırın aşılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun denetim ve yaptırım yetkisi kapsamındadır.
İlgili hukuki gelişmeler
- Şirket kredisinde ortak ve yönetici kefaleti: el yazısı unsurları ve eşin rızası — 16 Haziran 2026
- Ticari işlerde faiz: oran serbestisi nerede biter, bileşik faiz nerede geçerlidir? — 3 Şubat 2026
